Rehber | Kategoriler | Konular

HAKKI DURSUN YILDIZ

İslâm târihi sahasındaki eserleriyle tanınan ilim adamı. 1937 yılında Artvin'in Şavşat kazâsında doğdu. Babası Osman Efendi, annesi Seyhat Hanımdır. 1946 yılında başladığı tahsilini 1961 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun olarak tamamladı. 1966 yılında Mu'tasım Devrinde Abbâsî İmparatorluğu isimli teziyle Târih Doktoru pâyesini aldı. 1969-70 yılları arasında Fransa'da ilmî araştırmalarda bulundu.Kasım 1972'de Samerra Devletinin Sonuna Kadar İslâm Devletinde Türkler adlı teziyle Doçent oldu. 1979'da Profesör olan Hakkı Dursun Yıldız, 3 Eylül 1982 târihinde Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine kurucu dekan tâyin edildi. 1992'de Marmara Üniversitesi Rektörü seçilinceye kadar bu görevi devam ettirdi. Üç aylık Rektörlük vazifesinden sonra 23 Ekim 1992 târihinde vefât ederek Zincirlikuyu Kabristanında defnedildi.

Hakkı Dursun Yıldız; samimi, açık sözlü, mütevâzi, dürüst, hizmet aşkıyla dolu, idealist bir şahsiyete sâhipti. İslâm inançlarına bağlı bir ilim adamıydı. Üniversitedeki görevleri yanında Türk Târih Kurumu, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, Türk Arap İncelemeleri Vakfı Mütevelli Heyeti, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Mütevelli Heyeti üyeliklerinde bulunmuştur. İlmî çalışmalarını Türklerin İslâm dünyâsı ile ilişkileri, Müslüman olmaları ve İslâm devleti hizmetindeki faaliyetleri üzerinde yoğunlaştırmıştı. En önemli eserleri İslâmiyet ve Türkler, Moğol İstilasına Kadar Türkistan (V.V. Barthold'dan tercüme) ve Târihte Araplar (B. Lewis'ten tercüme)dır. Arapça, Fransızca ve Almanca bilen Hakkı Dursun Yıldız'ın şu sözleri târih şuuru ve düşüncesini ortaya koymaktadır:

?Târih kültürün temel unsurlarından biridir. Bir topluluğun millet olabilmesi için târih şuuruna sâhib olması gerekir. Bu bakımdan bütün yüksek tahsil dallarında (tıp, mühendislik vs.) öz olarak bir Türk târihi vermek lâzım. Özellikle politikacıların aşağılık kompleksinden kurtulması ve tecrübe kazanması için Türk-İslâm târihini öğrenmesi gerekmektedir.?


Konular