Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
www.ihya.org 10. yilinda
IHYA ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
REHBER ANSIKLOPEDISI
SPONSORLU BAGLANTILAR
Secme Konular
· Arabi Aylar
· HANEFi MEZHEBi
· PRATiK BiLGiLER
· HENDEK SAVAşI (Ahzâb Gazâsı)
· KADiSiYE SAVAşI
· ENDüLüS EMEVi DEVLETi
· pH öLçEği (pH Cetveli)
· KENDiR-KENEViR (Cannabis sativa)
· YERMüK SAVAşI
· MUSUL MESELESi

Burayada Bak
· KLEOPATRA
· ORNATIM
· TUNDRA
· VALF
· ELEKTROAKUSTiK
· PATEN; (Bkz. Patinaj)
· PROTESTANLIK (Bkz. Hıristiyanlık)
· SüNNi (Bkz. Ehl-i Sünnet)
· YILDIRIM (Bkz. Paratöner)
· AMME HUKUKU
· ANDROPOV, Yuriy Vladimiroviç
· ANTiJEN (Bkz. Antikor)
· BOYUN
· DUYU
· ETNOLOJi

Son Okunanlar
· GENETiK
· NAKKaş
· PERiSKOP
· MURaD NEHRi
· LONCA
· KRAMP
· AHD-i ATiK
· üROTROPiN
· BENi MUSA (Ahmed, Muhammed ve Hasan bin Musa)
· AMBER AğACI (Liquidambar orien)

Ciltler: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
Tüm Konular     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü W V Y Z

GENETİK

Alm. Genetik (f), Fr. Genetique (f), İng. Genetics. Canlıların özelliklerini ve kalıtsal karekterlerini inceleyen, bu karekterlerin nesillere geçişini belli kalıtım kânunlarına bağlayan, genin yapı ve görevlerini araştıran verâset ilmi. Kalıtım bilimi olarak da bilinir. Biyolojinin bir şûbesidir.

Genetik, 20. asrın başlarında gelişmiş, yeni sayılabilecek bir bilim dalıdır. Bununla berâber, genetiğin konusunu meydana getiren çoğu olaylar ve bunlar hakkındaki düşüncelerin târihi bir hayli eskidir. Genetik çalışmaları çok eski târihlerde başlamış, târih boyunca çeşitli fikirlerle zaman zaman ilerleme ve duraklamalar göstermiştir. Son asırda ise genetik daha evvelki zamanlarla kıyaslanamayacak bir ilerleme ve gelişme göstermiştir.

Canlı organizmanın ne şekilde ortaya çıktığı uzun zaman tartışma konusu olmuştur. Her canlı bir canlıdan doğar fikrine varılmadan önce, Avrupa’da algler, kurtlar, salyangozlar vs. gibi ilkel organizmaların, kokuşmakta olan organik maddelerden birdenbire ve kendi kendine meydana geldiklerine, yâni kendiliğinden oluş (abiyogenez) fikrine inanılmaktaydı. Grek bilgini Aristoteles de bu fikrin savunucularındandı. Aristo’ya göre, canlılar iki yoldan meydana gelmektedir. Bir kısmı cansız maddelerden türemektedir. Bu görüşe “abiyogenez” denilmektedir. Canlıların bir kısmı da, kendileri gibi canlı ana-babadan meydana gelmektedir. Bu görüşe de “biyogenez” denmektedir. Ona göre; “Yüksek organizmalarda ana ve babanın döle verdiği pay eşit değildir. Ana, döle sâdece madde verir, baba ise can verir; yâni, kalıtımda esas rol babanındır.”

Aristo gibi döl üzerinde babanın rolünün büyük olduğuna inananlara “spermist”, ananın rolünün büyüklüğüne inananlara ise “ovist” denmekteydi. Bu iki akım arasındaki mücâdele, mikroskobun gelişmesi, sperm ve yumurtaların hücre yapısının incelenmesi ile son bulmuştur. Bitki ve hayvanların aynı temel yapıya sâhib olan ve hücre adı verilen odacıklardan meydana geldiği 17. yüzyılda, mikroskopla anlaşılmıştır. Hücre hakkında yapılan ilk gözlemlerden sonra, 1840’ta Schleiden bitkilerin, Schwann da hayvanların hücrelerden müteşekkil olduğunu belirtmişler ve hâlen geçerliliğini koruyan “hücre teorisini” kurmuşlardır.

1827’de bitki hücresinin bölünerek iki hücre meydana getirdiği mikroskopta görülünce, hiçbir hücrenin, kendiliğinden bir cansızdan meydana gelmeyeceği ortaya çıktı. O hâlde hücre, çoğalma özelliğine ve bir döle sâhiptir. Yâni, hücre bir üreme ünitesidir ve aynı zamanda canlı organizmanın temelidir.

1831’de Robert Brown tarafından bitki hücrelerinde çekirdeğin görülmesi, 1854’te kurbağalarda, 1855’te muhtelif su yosunlarında spermanın yumurtayı döllemesi izlenmiştir. Böylece döllenmede vücut hücrelerinin değil, gametlerinin (cinsiyet hücrelerinin) birleştikleri kesin olarak anlaşıldı.

1840’ta Hofmeister tarafından kromozomların ilk defâ görülmesi, hücre bölünmesi (mitoz) sırasında kromozomların birbirine eşit iki yarımdan hangisine gittiğinin anlaşılmasına yardımcı olmuştur. 1887’de Weismann, gametler meydana gelirken kromozom sayısının yarıya indiğini, sonra döllenmeyle kromozom sayısına erişildiğini, eşeyli üremenin sonraki döllerde farklı şekilde fertler meydana getirdiğini açıkladı. Aynı yazar, kalıtsal maddeye “idioplazm”, kromozomlara “idant”, kromozomları meydana getiren parçalara da “id” (gen) adını verdi. Weismann’ın kalıtım maddesinin kromozomlarla dölden döle geçtiğini kabul eden bu teorisine “kromozom teorisi” denir.

İnsanlar çok eski devirlerden beri kendilerine faydalı hayvan ve bitkileri yetiştirmiş ve çoğaltmışlardır. Fakat onların eşeyi ve dölde eşey belirmesi hakkında (cinsiyet ortaya çıkması hakkında) çoğu bâtıl olan yanlış ve eksik düşünceler asırlarca devâm etmiştir. Hayvanlarda iki eşey, yâni iki ayrı cinsin mevcudiyeti biliniyordu. Bitkilerde ise bu durumun farkına varılması, Avrupa’da 17. asrın sonunda oldu.

Âsur, Bâbilliler ve Araplar zamânında hurma ağaçlarının ayrı eşeylerinin olduğu bilindiğinden, bol ürün almak için dişi ağaçların çiçekleri erkek ağaçlardan alınan çiçek tozlarıyla muâmele ediliyordu. O zaman bilindiği anlaşılan bu usûl, hurmalardan başka bitkilere tatbik edilmedi ve Asya’dan Avrupa’ya geçemedi. Avrupa’da bitkilerde ayrı eşeyliliğin ve eşeyli üremenin yeniden keşfi 17. yüzyıl sonunda olmuştur. Bitki türleri arasında tozlaşma ile tür melezleri elde edilebilmiştir.

1866’da Çekoslovakya’da Gregor Mendel’in bezelye cinsleri arasında yaptığı çaprazlamalar ve elde ettiği sonuçlar, genetiğin temelini meydana getirmektedir. 1900’de De Vries, Correns ve Tschermak’ın kendi çalışmaları Mendel’in buluşlarını doğruladığından, elde edilen sonuçları Mendel Kânunları adı altında toplamışlardır. Mendel Kânunları’nın yeniden keşfi sebebiyle batıda 1900 yılı kalıtım ilminin doğum yılı, Mendel de genetiğin babası olarak kabul edilmiştir. Bateson 1906’da bu genç ilim dalına “genetik” adını vermiştir.

Genetik, ana-babalarla oğul döller arasındaki benzerlikleri ve farkları bir veya daha fazla döller boyunca inceler. Döller arasındaki benzerlik ve farklılıkların meydana gelmesinde kalıtım ve çevrenin karşılıklı olan tesirlerini aydınlatmaya çalışır. Genetik ilminin çeşitli kolları vardır. Her biri günümüzde ayrı bir ihtisas dalı hâline gelmiş olan bu dallar arasında “Mendel Genetiği”, “Populasyon Genetiği”, “Sitogenetik” başta gelenlerdir. Ayrıca son yıllardaki genetik çalışmaları, “Genetik Mühendislik” adı verilen çığır açacak yeni bir bilim dalını doğurmuştur. (Bkz. Genetik Mühendislik)


Son takip: 16.10.2019 - 07:08
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



Ciltler: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20

Tüm Konular A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü W V Y Z


· VEDa HACCI · AKHUNLAR · YABANKEDiSi (Bkz. Kedi) · DEMOKRATiK PARTi · KUTBüDDiN-i BAHTiYaR KaKi · SIBYAN MEKTEBi (Bkz. Mahalle Mektebi) · EDEBiYaT-I CEDiDE · GüğüM · DERViş · KaDI şüREYH · POLONYA · KAPTANPAşA EYaLETi · iSLaM EKONOMiSi (Bkz. iktdisâdî Sistemler) · BOşNAKLAR · KAMERUN · ASTRAGAN · SOSYAL SiGORTALAR KURUMU (SSK) (Bkz. Sosyal Güvenlik Kuruluşları) · PATRONA iSYaNI · SOSiS · BOZA · AHMED iBNi KEMAL (Bkz. ibn-i Kemal Paşa) · TEBER · BEHAEDDiN-i BUHARi (Bkz. şah-ı Nakşibend) · PASAROFçA ANTLAşMASI · AKRABA · NEM · çiTSARMAşIğI (Convolvulus sepium) · BASUR OTU (Ranunculus ficaria) · UYUZBöCEği (Sarcoptes scabei) · çARşAMBA DiVaNI · şEYHi · ETAN · TaCEDDiNOğULLARI · DOPPLER OLAYI · ORDU · ERiK (Prunus domestica) · HaMiD AYTAç · MALAHiT (Malakit) · YAPRAKBiTi (Aphis) · üMERa · SAiD BiN MüSEYYiB · ALi BiN iSA EL-CERRAH · LATiFi · BiRçiM YAPRAKLI BiTKiLER (Monocotyledonae) · LANOLiN · POLONYUM · öMER BiN HATTaB · HOCA DEHHaNi · DENiZCiLiK · KINA GECESi · Minare
· GLiKOZiTLER · POLiMER · PILSUDSKI, Jozef · ITIR (Pelargonium graveolens) · KARINCAYiYENLER (Myrmecophagidae-Echidnidae) · PANiK NöBETi · ELEKTROAKUSTiK · şUAYB ALEYHiSSELaM · BABiLiK · SULTAN HAN · GRAVüR SANATI · MUSLiHUDDiN EFENDi (Dimitrofçalı) · DiSPERSiYON (Saçılma) · KOYUNOTU (Agrimonia eupatoria) · çINGIRAKLIYILAN (Crotalus horridus) · ANANAS (Ananas sativus) · MUVAKKiT · HAMAM · GLADYATöR · TiTAN (Titanyum) · KIZILDERiLiLER · HiSSE SENEDi (Bkz. Menkul Kıymetler) · MUHABBETKUşU (Melopsittacus undulatus) · SANAT TaRiHi (Bkz. Sanat) · TiNKAL (Bkz. Bor) · DURSUN BEY · MESLEK HASTALIKLARI · AMMAR MUSULi · çANAKKALE · KARTACA · çiFTE MiNaRELi MEDRESE-Erzurum (Bkz. Hâtuniye Medresesi) · ARK KAYNAğI (Bkz. Kaynak) · şEMSEDDiN SaMi · ALiFATiK BiLEşiKLER (Bkz. Hidrokarbon) · SEYşELLER · VOLKAN · öZDEMiROğLU OSMAN PAşA · HACI aRiF BEY · HiMALAYALAR · NöTRiNO
· Ashabi kiram · Bitkiler · Cumhurbaşkanları · Dünya Devletleri · Dünya Dinleri · Dünya Şehirleri · Evliyalar · Hastalıklar · Hayvanlar · Hükümdarlar · Irklar · Kahramanlar · Latin Alfabesi · Meslekler · Osmanlı Padişahları · Osmanlı Savaşları · Peygamberler · Sağlık Bilgileri · Siyasetçiler · Spor Dallari · Tarihteki Devletler · Türkiye Şehirleri · Yazarlar · İslam Alimleri · İslami Mezhepler · Şahıslar · Şairler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber