Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
www.ihya.org 10. yilinda
IHYA ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
REHBER ANSIKLOPEDISI
SPONSORLU BAGLANTILAR
Secme Konular
· Arabi Aylar
· HANEFi MEZHEBi
· PRATiK BiLGiLER
· HENDEK SAVAşI (Ahzâb Gazâsı)
· KADiSiYE SAVAşI
· pH öLçEği (pH Cetveli)
· ENDüLüS EMEVi DEVLETi
· MUSUL MESELESi
· YERMüK SAVAşI
· RöNTGEN IşINLARI

Burayada Bak
· MENSHIKOV, Aleksandr Danilovcih
· RADYOKARBON
· REDiF (Bkz. Kâfiye)
· SHACKLETON, Ernest Henry
· SITMA AğACI (Bkz. ökaliptus)
· STEiNBECK, John Ernst
· TAHaRET (Bkz. Temizlik)
· TESBiHBöCEği (Armadillidium)
· TOLSTOY, Lev Nikolayevich
· VERNE, Jules
· WATT
· YERçiKiMi (Bkz. Ağırlık)
· ZEYNELaBiDiN
· AKIşKANLAR
· AMiNO ASiTLER

Son Okunanlar
· şEHZaDE
· TEBER
· DOğAN (Falco peregrinus)
· HEYKEL VE HEYKELCiLiK
· MüNKER VE NEKiR
· VETO
· KIZ KALESi
· TAHSiN YAZICI
· şEYTAN
· AKCiğERLER

Ciltler: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
Tüm Konular     A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü W V Y Z

ŞEHZÂDE

Osmanlı pâdişâh sülâlesinin erkek evlâtları. Aslı “şah oğlu, pâdişâh oğlu” demek olan şehzâdedir. Pâdişah çocuklarına Sultan Çelebi Mehmed zamânına kadar çelebi denilmiş sonra şehzâde tâbiri kullanılmaya başlanmıştır. Pâdişah kızlarına isminden sonra kullanılmak üzere sultan ünvânı verilirdi.

Şehzâde veya sultan doğduğunda sarayda özel merâsimler yapılırdı. Durum, toplar atılmak sûretiyle İstanbul halkına ilân edilirdi. Aynı zamanda memleketin her tarafına fermanlar gönderilerek oralarda da toplar atılır, şenlikler yapılırdı. Şehzâde ve sultan doğumları ferman geldikten sonra her mahallin şer’î mahkeme sicillerine kaydolunurdu. Pâdişâhların ilk oğulları olduğunda yapılan donanma günü fazla olurdu. Sultan Birinci Abdülhamîd Han (1774-1789) ikinci oğlunun doğumunda şenlik yapılmasına müsâde etmemiş ve “...dervişân tekkelerine nezirler ve sadakalar verilip, mektep hocalarına paşa kapısına gelince hil’at giydirilip, kafalarına sarık parası ve mâsumlara çil para ve pilâv, zerde...” verilmesini istemiştir.

Osmanlı şehzâdesi beş, altı yaşına gelince kendisine bir hoca tâyin edilerek merasimle okumaya başlardı. Bu derse başlamaya Bed-i besmele denirdi. Şehzâde ilk olarak Elif-bayı şeyhülislâmdan okurdu. Merâsim sonunda şeyhülislâm duâ ederdi.

Şehzâde sünnetleri büyük şenliklerle yapılır, fakir fukarâ günlerce karınlarını doyurur, dağıtılan bahşişleri alırlardı. Sünnet olan ve on üç, on dört yaşına giren şehzâdelere ayrı bir dâire verilirdi. Annesi, kızkardeşlerinin hâricinde başka bir kadınla görüşmesine müsâde edilmezdi.

Şehzâdeler, babalarının sağlığında eğitimlerinin yanında ata binmek, ok atmak, avlanmak, gürz kullanmak gibi spor hareketlerinde ve silâh kullanmakta egzersiz yaparlardı. Babalarının ölümünden sonra sarayda kendilerine tahsis edilen yerde otururlar ve ilimle meşgul olurlardı. Sırası gelen saltanata geçerdi.

Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde şehzâde sancakları vardı. Şehzâdeler delikanlılık çağına geldiklerinde yanlarında onlara devlet idâresini öğretecek eyâlet vâliliği yapmış lala tâyin edilmek sûretiyle bu sancaklara gönderilirdi.

Sultan İkinci Selim Handan îtibâren yetişkin şehzâdelerin sancaklara çıkarılma usûlleri terk edilerek bunlardan yalnız büyük ve pâdişâhlığa aday şehzâdeye sancak verilmesi kararlaştırılmış ve Manisa sancağı veliahd şehzâde sancağı olmuştur.

Sultan Üçüncü Mehmed Han (1595-1603) zamânından îtibâren büyük şehzâdelerin de sancağa çıkmaları kânunu tamâmen kaldırılmış, fakat veliahd şehzâdelere Anadolu’da ismen sancak verilmiş, bunun bir vekille idâre edilmesi gibi bir usûl konmuştu. Daha sonra bu usûl de tamâmen kaldırılmıştır.

Yetişkin şehzâdelerin sancağa çıkarılmayıp, yalnız büyük şehzâdenin sancak beyi olmasının kabûlüne, şehzâde Bâyezîd ile Selim arasındaki mücâdele; büyük şehzâdenin sancağa çıkarılmak usûlünün kaldırılmasına da Üçüncü Mehmed’in oğlu olan ve babası tarafından öldürülen şehzâde Mahmûd hâdisesi sebep olmuştur.

Şehzâde sancaklarının çoğu Anadolu Beyliklerinden zaptedilen sancaklardı. Anadolu’daki şehzâde sancakları Balıkesir, Kütahya, Manisa, Isparta, Antalya, Konya, Aydın, Amasya, Sivas, Kastamonu, Trabzon ve Kırım’da Kefe şehirleridir. Daha sonradan sâdece Amasya, Manisa, Kütahya ve Konya diğer şehirlere tercih edilmiş ve en son olarak yalnız Manisa şehzâde sancağı olarak kalmıştır.

Osmanlı şehzâdelerinin muayyen hasları vardı. İkinci Bâyezîd’in şehzâdelerinden her birinin senelik 1.200.000 akçelik hasları vardı ki, bu miktar Fâtih Kânunnâmesi’ndeki vezir-i âzamın hassı kadardı.

Şehzâdelerin maiyetlerinde dîvân-ı hümâyundaki vazife sâhipleri gibi dîvân hey’eti ve pâdişâh maiyeti gibi lalaları, kapı halkı, sulak, peyk ve sâirleri vardı.

Sancak beyliğinde bulunan şehzâdeler eskiden beri Anadolu’daki bu şehirleri kültür ve ilim muhiti hâline getirmişlerdir. Osmanlı şehzâdeleri nâmına bir hayli eser yapılmış ve kaleme alınmıştır.

Devlet işlerine ve devlet idâresine tecrübe sâhibi olmak için sancaklara gönderilen şehzâdelerin sancaklarda iyi bir şekilde yetiştirilmeleri kendilerinin hükümdarlıkları zamânındaki başarılarında önemli rolleri olmuştur.

Şehzâdelerin fırsat buldukça saltanat iddiası ile meydana çıktıkları ve başarılı olamayıp yakalananların öldürüldükleri ve bir kısmının da memleket dışına kaçtıkları görülmektedir. Saltanat hırsı, dışardan ve içerden tahrik, can kaygısı bu mücâdelelerin başlıca sebeplerindendir. Bilhassa saltanata geçen hükümdarın devlet nizâmının sarsılmaması ve devletin bölünüp, parçalanıp yok olma tehlikesiyle karşılaşmaması için kardeşlerini öldürmelerinin câiz olacağı Fâtih Kânunnâmesi’nde belirtilmiştir. Şehzâdelerin öldürülmesi meselesi, devlet nizâmını ve devletin geleceğini ilgilendirdiği için üzerinde önemle durulmuştur. Devletin bütünlüğünü sarsacak herhangi bir olay karşısında herkese yapılabilecek katıl hâdisesi şehzâdelere de çekinmeden yapılırdı. Şehzâdelerin bilhassa saltanatı ele geçirmek için yaptıkları isyanlardan Osmanlılarla sınır komşusu olan devletler istifâde etmişler ve muhâlefete geçen şehzâdelere maddî ve manevî yardımlarda bulunmak sûretiyle devleti çökertmek istemişlerdir.

Diğer Türk devletlerinde olduğu gibi Osmanlı Pâdişâhları da Türk ordusunun bizzat başkumandanı olup, oğulları da gerektiğinde bu ordunun sağ veya sol kolundaki kuvvetleri idâre ederlerdi. Bu sûretle sancaklarda idârî işlerle uğraşan şehzâdeler askerî sahada da yetişerek hükümdar oldukları zaman tecrübeli bir kumandan sıfatıyla devlet reisliğine geçerlerdi.

Kânûnî, sefere gittiğinde şehzâdelerini bâzan yanında götürür ve bâzan da Rumeli’nin muhâfazası için Edirne’de oturturdu. Kânûnî’nin vefâtından sonra Osmanlı şehzâdelerinin kumandanlık hizmetleri de sona ermiş ve şehzâdeler 1595 târihine kadar Manisa sancağında vazife yapmışlardır. Osmanlı Devleti ve hânedanlığa son verilince, şehzâdelik de kalkmış oldu.


Son takip: 28.06.2017 - 05:09
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:



Ciltler: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20

Tüm Konular A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü W V Y Z


· iZOTERM · LiSTERiYOZ · MARMARA GöLü · EBüZZiYa TEVFiK BEY · BALON · YALIçAPKINI (Alcedo atthis) · çEçESiNEği (Glossina) · MURaD-I MüNZaVi · CENaBi MUSTAFA EFENDi · MARSHALL, Alfred · SAğLIK · MESCiD-i DIRaR · KIZILELMA · iç SALGI BEZLERi · SiTOPLAZMA (Bkz. Hücre) · EuZü BESMELE · GCC (Bkz. Körfez işbirliği Konseyi · FERiDüDDiN-i GENC-i şEKER · ADEN KöRFEZi · EBEGüMECi (Malva sylvestris) · iBRaHiM DESuKi · CEHENNEMTAşI · AHTERi · KAYIN (Fagus) · iSKETE (Parus ater) · MES’uD (Gazneli) · KEFAL (Mugil chelo) · ASAF MEHMED PAşA · NOBEL MüKaFaTI · FECR-i aTi EDEBiYATI · şARKI (Bkz. Nazım şekilleri) · TAZMiNAT · ARAP EDEBiYATI (Bkz. islami Edebiyat) · SIRIKLA YüKSEK ATLAMA (Bkz. Atletizm) · KEMOTERAPi · SURiNAM · HiNDi (Meleagris gallopavo) · iNGiLTERE · DORiA, Andrea · GELENBEVi iSMaiL EFENDi · MAHMuD PAşA (Velî) · FEHiM-i ARVaSi · işKENCE · MUALLiM CEVDET (inançalp) · GUBaRi ABDURRAHMAN · KaBE · NaSIRiLER (Bkz. Benî Ahmer Devleti) · şEKERPANCARI (Bkz. Pancar) · PiRi MEHMED PAşA · NEM · Minare
· PROTESTO · YILANBALIğI (Anguila anguila) · MAYIN · MAHLAS · TOPRAK HUKuKU · SAFiYYE BiNTi ABDüLMUTTALiB · KATSAYI · şAHSiYET · YILAN AKBABASI (Bkz. Sekreter Kuşu) · YUSUF · TERMOMETRE · MuCiZE · TAş VE TAş OCAğI · ZAğANOS MEHMED PAşA · SOHBET (Bkz. Edebî Türler) · üREME · KiREMiT · MUHYiDDiN iSKiLiBi · LUKATA · SAKIZ ADASI · NiKEL · öDüNç (Karz-ı hasen) · TüZüK · ANKET · KUVANTUM TEORiSi · YEMaME CENGi (Bkz. Müseylemetü’l-Kezzâb) · KAFTAN · KALIN BARSAK · MiNa · YOğURT · MüEZZiN · YAZI MAKiNESi (Bkz. Daktilo) · ISI AKTARIMI · KOKLAMAK · MUSTAFA PAşA (Kıbrıs Fâtihi) (Bkz. Lala Mustafa Paşa) · MiSKöKüZü (Ovibus moschatus) · K ViTAMiNi (Bkz. Vitaminler) · YENiDüNYA (Bkz. Maltaeriği) · ULUç ALi REiS (Bkz. Kılıç Ali Paşa) · NüKLEER REAKTöRLER
· Ashabi kiram · Bitkiler · Cumhurbaşkanları · Dünya Devletleri · Dünya Dinleri · Dünya Şehirleri · Evliyalar · Hastalıklar · Hayvanlar · Hükümdarlar · Irklar · Kahramanlar · Latin Alfabesi · Meslekler · Osmanlı Padişahları · Osmanlı Savaşları · Peygamberler · Sağlık Bilgileri · Siyasetçiler · Spor Dallari · Tarihteki Devletler · Türkiye Şehirleri · Yazarlar · İslam Alimleri · İslami Mezhepler · Şahıslar · Şairler

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83


Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber