Rehber | Kategoriler | Konular

MiDiLLi

Alm. Mytilene, Fr. Mytilène, İng. Mytilene. Ege Denizinde, Türk kıyıları önünde, Yunanistan'a âit bir ada. Yunanca ismi Lesbos'dur. Ada ile Anadolu arasında kuzeyde 8,5 km'lik Müsellim Kanalı ve doğuda 12 km'lik Midilli Boğazı vardır. Tepesi Köreke, tabanı Sağrı Burnu açıklarında olan batı ve güneydoğusunda büyük birer girinti olan üçgen şeklinde bir adadır. Midilli'nin diğer Ege adaları gibi çöküntü ve deniz yükselmesi sonucu, kaybolan kara parçasının yüksek kısımlarından meydana geldiği sanılmaktadır. Nüfusu 141.000, yüzölçümü 1696 km2dir.

Midilli Adasının çok eski devirlere dayanan bir geçmişi vardır. Karadeniz ve Kuzey Anadolu ile Anadolu'nun kuzeybatısını Akdeniz'e bağlayan yollar üzerinde bulunması ve birçok büyük medeniyetin kurulduğu Batı Anadolu'ya yakın olması adanın kısa sürede ilerlemesini sağladı. Trakya ve Batı Anadolu'da koloniler, sömürgeler kurdular. Bir ara rakip sitelere ayrılan Ada'ya daha sonra Mytilene Sitesi hâkim oldu. Adanın bundan sonraki târihi Batı Anadolu'nun bir parçası olarak cereyan etti. Persler'in kısa süreli hâkimiyetini Makedonyalı İskender'in işgâli ve Romalıların eline geçmesi tâkip etti.

Türklerin Anadolu'yu fethetmeleri ve Ege kıyılarına dayanmaları ve İzmir Emiri Çaka Beyin Ege Körfezini almasından sonra Midilli, 1051'de Selçuklu Türklerinin eline geçmiştir. Ancak Bizans Kayseri Aleksios Komnenos Çaka Beyin vefâtından sonra Ada'yı geri aldı. 1204 yılında başlayan Dördüncü Haçlı Seferi esnâsında İstanbul, Lâtinler tarafından ele geçirilince Venedikliler Midilli'yi işgâl ettiler. 1355'ten sonra yüz yıl kadar Gattilusi Sülâlesinin idâresinde kalan ada, 1453'te İstanbul'un fethedilmesiyle üç bin duka altın vergiye bağlanarak, Osmanlı tâbiyetine girdi. 1456'da Fâtih Sultan Mehmed Hanın emriyle Sadrâzam Mahmûd Paşa, Midilli'nin fethine memur edildi. Ancak halkın bağlılık belirtmeleri üzerine bundan vazgeçildi. Ada'da çıkan iç ayaklanmalar sonucu başa geçenlerin korsanlarla işbirliği yapmalarının Osmanlı siyâsetine zarar vermeye başlaması üzerine Mahmud Paşa tekrar Midilli'ye gitti. Yirmi yedi gün süren kuşatma sonucunda 7 Eylül 1463'te Ada ele geçirildi. Midilli'nin fethinden sonra korsanlar cezâlandırıldı. Fakat halka serbestlik tanındı. 1464'te Venediklilerin adayı alma gayretleri sonuçsuz kaldı.

1502'de Venedik ve Fransızlar Midilli'yi ele geçirdiler. Fakat Saruhan Vâlisi Korkut Çelebi ve Hersekoğlu Ahmed Paşa adayı geri aldılar. Bu târihten sonra Midilli, 16. asırda Türk denizcilerinin Akdeniz'e açılmak için kullandıkları bir deniz üssü ve Cezâir-i Bahri Sefid (Akdeniz Adaları) eyâletine bağlı bir sancak oldu. Oruç Reis, Barbaros gibi meşhur Türk denizcileri Midilli'yi merkez yaparak Akdeniz'de Osmanlı hâkimiyetini tesis ettiler. On yedinci yüzyılda Girit'in fethi esnâsında boşalan adaya saldıran Fransız ve Venedikliler püskürtüldüler. On dokuzuncu yüzyılın başlarında gelişen Yunan milliyetçilik hareketleri adaya sıçramadı. 1830'da Yunan Devletinin kurulmasından sonra da Midilli'nin Osmanlı Devletine bağlılığı devâm etti. Yirminci yüzyılın başlarında Avrupa devletlerinin baskılarına uğrayan ada, Trablusgarb Harbinde İtalyanların işgâline uğradıysa da antlaşmayla Osmanlı Devletine bırakıldı.

Balkan Harbinden sonra imzâlanan 13 Şubat 1914 târihli Londra Antlaşmasıyla Yunanistan idâresine verilen Midilli Adası, Birinci Dünyâ ve İstiklâl Harbinden sonra 24 Temmuz 1923 târihli Lozan Antlaşmasıyla da, askerî üsler ve askerden tecrid edilmek şartıyla aynı devlete bırakılmıştır. İkinci Dünyâ Harbinde Mihver devletlerince (Almanya-İtalya) işgal edilen Midilli Adası, bugün Yunanistan'ın idâresindedir.

Midilli Adası yeryüzü şekilleri ve iklim bakımından da Anadolu'nun bir parçasıdır. Kıyıdan hemen içeride başlayan yükseltiler ortalama 500 m civârındadır. En yüksek nokta güneydeki Aya İlya (940 m) Tepesidir. Akdeniz ikliminin görüldüğü adanın genel bitki örtüsü makidir. Yer yer küçük korular ve yüksekçe yerlerde yabâni zeytin ağaçları da görülür. Adanın doğusundaki Yero ve batısındaki Kalonya körfezleri korunaklı birer limandır. Adanın geniş bir kıta sahanlığı vardır.

Halk daha çok balıkçılıkla uğraşır. Ovaların çok az olması yüzünden zirâat gelişmemişse de bağcılık, meyvecilik ve özellikle zeytin tarımı yapılmaktadır. Adada ırmak ve göl yoktur. İç ulaşım iyi vasıflı olmayan karayolları ile sağlanır.

Midilli, Bozbaba ve birkaç küçük ada ile birlikte il seviyesinde bir idâre bölümü meydana getirir. Ada, Yunan hükûmetince tâyin edilen bir vâli tarafından yönetilir.


Konular